İŞ YERİNDEN İSTİFA ETTİM TAZMİNAT ALABİLİR MİYİM ?

tarafından ihshukuk
0 Yorumlar

Her gün bir çok kişi iş yerinden bazı sebeplerle ayrılmak zorunda kalıyor.İş yerinden ayrılan, daha doğrusu istifa eden işçi, bu defa işçilik alacaklarını alıp alamayacağı yönünde araştırmalara başlamakta, çoğu zaman istifa etmiş olması nedeniyle, işçilik alacaklarını alamayacağını düşünmektedir.Bu yazımızda istifa eden bir işçinin işçilik alacaklarını talep edip edemeyeceğini irdeleyeceğiz.

1)4857 sayılı iş kanunun 24.maddesi, işçinin haklı nedenle iş akdini fesih nedenlerini sıralamıştır.Buna göre;

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini
sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
I. Sağlık sebepleri:
a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin
sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir
işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında
yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler
söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde
sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı
verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır,
sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi
hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve
bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun
olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren
tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman
esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları
uygulanmazsa.
III. Zorlayıcı sebepler:
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı
sebepler ortaya çıkarsa.

Tüm bunların yanında, işveren’in işçinin aylığını geciktirmesi, işçinin aylığını eksik ödemesi, işçinin sigorta primlerini eksik ödemesi, yıllık izin kullandırmaması, AGİ ödemesini yapmaması, işçiye bordro vermemesi, işçinin fazla mesai ücretini zamlı olarak ödememesi,işçiye hafta tatili kullandırmaması veya bunun zamlı ücretinin ödememesi,işçinin rızası hilafına iş şartlarında değişikliğe gidilmesi, iş şartlarının ağırlaştırılması v.b bir çok durum iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle fesih halleri olarak sayılmıştır.

Yukarıda izah edilen şartlardan bir veya bir kaçının gerçekleşmesi durumunda, işçi iş akdini derhal ve tek taraflı olarak feshedebilecek, bu fesih neticesinde ise, kıdem tazminatı, varsa fazla çalışma ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, Ulusal gün ve bayram tatili alacağı, AGİ alacağı,kullandırılmayan yıllık izin alacağı, yemek ücreti alacağı, yol parası ücreti alacağı ve ücret(aylık) v.b alacaklarını talep edebilecektir.Burada ihbar tazminatı için ayrı bir parantez açmak gerekmektedir.Zira iş akdi işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinden, işverenden ihbar tazminatı talep etme olanağı bulunmamaktadır.

2)İŞ AKDİNİ HAKLI NEDENLE FESHEDEN/İSTİFA EDEN İŞÇİ, ALACAKLARINI HANGİ SÜREDE TALEP EDEBİLECEKTİR ?

İşçilik alacaklarının tümü bir zamanaşımı süresine tabi olduğundan, alacakların ivedilikle talep edilmesi önem arz etmektedir.

Kıdem ve ihbar tazminatı dışında kalan işçilik alacaklarının zamanaşımı süresi muaccel hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.Bu durumu bir örnek üzerinden açıklayacak olursak,A kişisi bu ay fazla mesai yaptı, ancak yapmış olduğu fazla mesaiye ilişkin zamlı ücret ödemesi tarafına yapılmadı, bu durumda A kişisi işyerinde çalışmaya devam ediyor olsa dahi, fazla mesaiye ilişkin zamanaşımı süresi bu ay’dan itibaren işlemeye başlayacaktır.Aynı durum, yıllık izin,hafta tatili, Ulusal gün ve bayram tatili ücret alacağı, AGİ alacağı v.b işçilik alacağı kalemleri için de geçerlidir.Bu durumun istisnası ise kıdem tazminatı ve ihbar tazminatıdır.

Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı, iş sözleşmesi’nin sona ermesi ile beraber muaccel hale geleceğinden, zamanaşımı süresi bu alacak kalemleri bakımından iş akdinin sona ermesi ile başlayacaktır.

Buna göre; kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı dışında ki diğer işçilik alacağı kalemleri gün be gün zamanaşımına uğramaktadır.Bu nedenlerle, bu alacak kalemlerinin ivedilikle talep edilmesi gerekmektedir.Talep edilmesi halinde, zamanaşımı duracaktır.

Yukarıda ifade edilen işçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı süreleri 5 yıldır.Önceleri, kıdem tazminatı zamanaşımı süresi 10 yıl iken, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan son değişiklik ile kıdem tazminatı zaman aşımı 10 yıldan 5 yıla düşürülmüştür.Buna göre, diğer işçilik alacağı kalemleri ile birlikte kıdem tazminatı alacağının da zamanaşımı süresi 5 yıldır.

3)İSTİFA EDERKEN, BAZI EVRAKLARI İMZALADIM, YİNE DE TAZMİNAT VE İŞÇİLİK ALACAKLARIMI TALEP EDEBİLİR MİYİM ?

İş yerinden istifa ederek ayrılan bir çok işçi, bazı evrakları imzaladığını, bu nedenle işçilik alacaklarını talep edemeyeceğini düşünür.Oysa durum böyle değildir.İş yerinden ayrılırken, bazı evrakları imzalamış olsanız dahi, işçilik alacaklarınızı talep etme imkanınız bulunmaktadır.

Örnek verilecek olursa, A kişisi iş yerinden istifa etti, işveren bazı evraklara imza atmasını istedi.İşçi ise,bu evrakları imzaladı.Genellikle, işçiye imzalatılan evraklarda, işyerinden her hangi bir alacağının bulunmadığı yönünde beyanlar bulunmaktadır.Bu durumda A kişisi’nin alacağına kavuşma imkanı son bulmamıştır.Zira, kanun ve içtihatlar, işçiye imzalatılan evrakları çok sıkı şartlara bağlamıştır.

6098 sayılı borçlar kanunu’nun 420 maddesinde bu husus şöyle ifade edilmiştir.

İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

Görüldüğü üzere, yukarıda zikredilen şekilde düzenlenmeyen evraklara (ibraname) işçi tarafından imza atılmış olsa dahi, imzalanan bu evraklar geçersiz olacağından işçinin alacaklarını talep etme hakkı devam edecektir.

Yorum Bırak

Tiktok takipçi satın al instagram takipçi satın al google.com.tr izmir saç ekim izmir saç ekim merkezi izmir web tasarım web tasarım google seo hizmeti manisa haberler ordu haberler beğeni satın al google seo lesonya görev yap para kazan izmir evden eve nakliyat izmir evden eve nakliye